Kamuda İş sağlığı ve Güvenliği

Kamuda İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Derneği(Kisgud) Resmi Web Sitesi

Tüm yazıları kisgud

GENEL KURULA ÇAĞRI

Kamuda İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Derneği  2.Olağan Genel Kurul Toplantı Duyurusu

Sayı       : 2017 /  003                                                                                                       22/03/2017

Konu     : Genel Kurula Çağrı

 

Sayın Dernek Üyesi;

Derneğimizin olağan genel kurul toplantısı, aşağıdaki gündem maddelerini görüşmek üzere, 09/04/2017 Pazar günü saat 13:00’de, Dernek merkezi, Sağlık Mahallesi Ataç 1 Sokak No: 5 / 5 Kızılay – ANKARA adresinde yapılacaktır. Gerekli çoğunluğun sağlanmaması halinde, toplantı 22/04/2017 cumartesi günü aynı saat ve adreste gerçekleştirilecektir.

Bilgilerinizi ve toplantıya mutlaka katılmanızı önemle rica ederiz.

Şahbender KORKMAZ 
Yönetim Kurulu Başkanı Daha fazlasını oku

KAMUDA ÇALIŞAN İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ ALDIKLARI ÜCRET, TARTIŞMA KONUSU YAPILAMAZ

6331 Sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu gereği; sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan bir çok kamu işvereni, İş güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi görevlendirmesi yapmıştır. Bu kurumlarda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı İsg-Katip üzerinden sözleşme yapılarak uzman görevlendirilmiştir. Bu uzmanlara kanunun 8. Maddesinin 7. Fıkrasına göre ayda 80 saati geçmemek üzere ek ödeme yapılmaktadır. Ancak son zamanlarda Maliye bakanlığından istenen görüş yazılarına Maliye Bakanlığının verdiği cevaplar, kamuda işveren ve uzmanlar arasında huzursuzluğa neden olmuştur. Gelen görüş yazılarında, kamuda görevlendirilen uzmanlara, kamuda uzman çalıştırma zorunluluğunun yürürlüğe gireceği 01.07.2017 tarihine kadar herhangi bir ücret ödenemeyeceği belirtilmektedir. Ancak bu görüş yazıları, bünyelerinde 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamındaki çalışanı bulunan kamu kuruluşlarını göz ardı etmek anlamı taşımaktadır. Daha fazlasını oku

6331 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Yeniden Ötelenmesine, Ertelenmesine  Karşıyız!

BASIN AÇIKLAMASI
Takvimler nihayet sihirli tarih 1 Temmuz 2016’yı gösterirken,  4 yıl önce başlatılan ve çoğu yükümlülükleri esasen 1 Ocak 2013 te başlayan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’un uygulanabilirliğinin tartışılması anlamına gelen erteleme ifadesi ile bir anda tüm sihrini kaybediyor… İş Sağlığı ve Güvenliği profesyonellerinin yaşadığı  derin şok sadece kamu ile sınırlı kalmıyor, özel sektörde de, yeni zihin karışıklıkları ve belirsiz bekleyişlere neden oluyor…  Acaba hangi maddeler ötelendi, hangi yaptırımlar nadasa bırakıldı, hangi cezalara sünger çekildi? Daha fazlasını oku

TOKSİK TOZLAR VE FİZYOLOJİK ETKİLERİ

Genel olarak havada süspanse olmuş her türlü katı taneciğe “toz” denir. Tozlar gerek büyük şehirlerde, gerekse endüstride, işyerlerinin havasını kirleterek zararlı etki gösterirler. Endüstrideki tozların toksik etkisi havadaki tanecik sayısına ve büyüklüğüne bağlıdır. Bu tozların solunumu ile ortaya çıkan zarar, tozun fiziksel özelliğine, kimyasal yapısına, solunan tozun toplanma yüzdesine ve yerine bağlıdır.

Tozların canlılar üzerindeki fizyolojik özellikleri şu şekilde sınıflandırılır.

1- Akciğer hastalıklarına (pnömokonyoz) neden olan tozlar: Silikatlar, asbest gibi…

2- Sistemik toksik etki gösteren tozlar: Kurşun, kadmiyum, radyum gibi metal tozları…

3- Metal buharı humması: Çinko oksit gibi çok ince taneciklerin solunumu ile zehirlenmeye neden olan tozlar… Daha fazlasını oku

Kamuda İsg Açısından 1 Temmuzun Önemi

30 Haziran 2012 tarihinde yayınlanan 6331 sayılı İş sağlığı ve güvenliği kanunu, iş dünyası ve toplum açısından algılama, hazırlık, kabullenme, gelişim gibi süreçlerin ardından 1 Temmuz 2016 tarihi itibariyle tamamen yürürlüğe girecektir. Toplumda kanunun ertelenmesi olarak algılanmak istenen, 2 Ağustos 2013 tarihli ve 28726 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlan 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 56’ncı maddesi aslında sadece, Kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli çalıştırma zorunluluğunu ertelemişti. Daha fazlasını oku

Büro Çalışanı Ve Meslek Hastalıklarına Genel Bakış

Bürolar gördükleri faaliyetler açısından “plan, proje, bütçe, muhasebe, personel ve bunlara benzer pek çok işin ve işlemin yapıldığı alanlar” olarak, işlevsel açıdan ise bilgi üretimi ve akışını sağlamaya yönelik işlemler ve bu işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlayan insan-makine sistemleri olarak tanımlanabilir. En üst yöneticiden en alt düzeyde çalışan personele kadar her düzeydeki çalışan, yazışmaların yapılması, dosyalama, hesaplama, kaydetme, kopyalama, iletişimi sağlama vb. pek çok büro işiyle meşguldür. Bu meşguliyet içerisinde farkında olarak veya olmayarak birçok meslek hastalığına yakalanma durumu söz konusudur. Daha fazlasını oku

Çocuk İşçiler Ve Ulusal Mevzuat

“İnsanlık, çocuklara vermek zorunda olduğu şeylerin en iyisini verme yükümlülüğü altındadır… Çocukların özgür ve onurlu bir ortamda fiziksel, zihinsel, ahlaksal, ruhsal ve sosyal bakımlardan sağlıklı ve normal bir biçimde gelişmelerini sağlamak için, onlara, yasalarla ve diğer araçlarla, sosyal koruma sağlanmalı, gerekli fırsat ve kolaylıklar sunulmalıdır… Çocuklar her türlü ihmale, acımasızlığa ve sömürüye karşı korunacaktır…” BM. Çocuk Hakları Sözleşmesi “ Kutu kutu pense, elmamı……” ,“ …önüm, arkam, sağım, solum……” bu tekerlemeleri hatırlıyor musunuz. Sokaklarda çınlayan bu sesler… çocuk sesleri. Geleceğimizin teminatı, varoluş sebebimiz, umudumuz, yaşama umudumuz, sorumluluğumuz… Çocuklarımız.
Gelişen teknoloji ve bilim sayesinde daha iyi şartlarda yetiştirmeye çalıştığımız çocuklarımız, 16.yy dan beri ucuz işgücü olarak anılan bir grup. Dünya tarafından tanınması ise 1900’lü yılların başında Amerikalı fotoğrafçı Lewis HINE tarafından hazırlanan “ Çocuk İşçiler “ adlı çalışmayla başlamıştır. Endustri devrimi döneminde, kimsesiz çocuklar yurtlardan alınıp maden ocaklarında ve fabrikalarda çalıştırılırmış. Daha fazlasını oku

Boya Sektöründe Kullanılan Kimyasalların Etkileri

Boya sektörü çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Endüstri devriminden sonra dünyada bu alanda yeni pazarlar oluşmuş ve gelişmiştir.Aklınıza gelebilecek her alandaki ürünün, güzel görünmesini sağlamak ve dış etkilere karşı korumak için kullanılan bir maddedir. İnşaat sektöründeki gelişme ile boya sektöründeki büyüme paralel bir artış göstermektedir. Yılda yaklaşık olarak 500.000 ton boya üretilen ülkemizde, sektörün % 40’ı küçük ve orta ölçekli üretim firmalarından oluşmaktadır. Bunun yanısıra boya üretimi, bu konuda uzman olmayan girişimciler tarafından da yapılmaktadır. Daha fazlasını oku

SOMA’YA BAKIŞ

13 Mayıs 2014 yüreğimizi yakan acının tarihidir.

Soma Kömür havzasında bulunan kömürler; % 15-20 arası nem, %35-45 arası sabit karbon ve 5000-6000kcal/kg ısıl değerliklidir. Kabul edilen teoriye göre; kömürün kendiliğinden yanması için, uygun atmosferik koşullarda kömürün oksijeni absorbe etmesine dayanmaktadır. Kömürle oksijen arasında dışa ısıveren bir kimyasal tepkime gelişmektedir. Sınırlı miktarda hava, bir yandan oksidasyon için gerekli oksijeni sağlarken, diğer yandan, oluşan ısıyı uzaklaştırmakta yetersiz kalarak ortamda sıcaklık artışının ve kendiliğinden yanmanın başlıca nedeni olmaktadır.
Kömürün uygun koşullarda kendiliğinden tutuşması ile oluşan ve büyüyen yangında, tam yanma olmaması sonucu açığa çıkan karbonmonoksit gazı, Soma’da tam 301 madencinin hayatını alıp götürmüş, geride kalan madenci yakınlarını da yaşarken öldürmüştür. Bu kadar büyük bir felaketten sonra, Ülkemizde 3 gün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 2 gün, Pakistan’da 1 gün ulusal yas ilan edilmiştir. Daha fazlasını oku

Maden İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliğine Genel Bakış

İnsanoğlunun yaşadığı uygarlık aşamalarının en önemli dönemlerden biri maden keşfidir. Böylelikle başlayan ve Maden Çağı olarak adlandırılan bu tarihi dönem Bakır, Tunç ve Demir Çağıdır. Madenin keşfi ile birlikte kullanılmaya başlanılan ilk madenler bakır, altın ve gümüştür. İnsanlık tarihinin ilk uygarlık aşamasını oluşturan madenin keşfi kadar önemli bir husus da madenlerin işlenmesidir. Madenlerin işlenmesi (bakırın eritilmesi, tuncun dökülmesi, demirin akıtılması vb.) işlemlerinde ısı enerjisine gereksinim vardır. İlk çağlardan beri bu enerji, uzun süre ateşle sağlanabilmiş ve ateşin sürekliliğini oluşturan kaynak da kömür olmuştur.
Bu topraklarda, çalışma yaşamında iş sağlığı ve güvenliği ile çalışma ortamına ait tehlikelere karşı alınması gerekli tedbirler “Madencilik” faaliyetleri ile başlamıştır diyebiliriz. Tarihsel süreçte en tehlikeli iş olarak karşımızda bulunan bu sektörel faaliyette, Ereğli Livası kaymakamı ve Maadin-i Hümayun Nazırı Dilaver Paşa, Ereğli ve Zonguldak kömür havzalarında çalışan işçilere yönelik Nizamname yayınlamıştır (1865). Tüzük niteliğinde olan bu nizamname onaylanmamış ancak fiiliyatta uygulanmıştır. Bu nizamname ile çevre köylerde çiftçilik yapanları, madene işçi olarak çalıştırma ve daha çok üretim amaçlanmıştır. Nizamname’de çalışma süresi günlük 10 saat olarak belirlenmiş ve haftalık tatil günü verilmemiştir. Olumlu sayılacak gelişme ise, maden yerinde eczane ve doktor bulundurma, işçiye barınak verme zorunluluğu getirilmiş olmasıdır. Daha fazlasını oku